Kaç ders çalışılması gerektiği, yeterli sürenin ne olduğu öğrenci, öğretmen ve aile üçgeninde hep tartışma konusudur, peki bu sorunun doğru cevabı nedir? Bu yazımız da bu sorunun cevabını açıklamaya çalışacağız. Önceki yazımıza göre biraz daha uzun bir yazı olacak çayınızı kahvenizi hazırladıysanız başlayalım…
- Aile gözünden olaylara bakacak olursak;
Öğrencilerin aileleri arasında yapılan gözlemler ve araştırmalar çocuklarının ders çalışmadığını ya da yeterince çalışmadığını söyleyen ailelerin ilk kurduğu cümlelerin genellikle “hocam elinden telefon düşmüyor” “bilgisayarın başından kalkmıyor ki” şeklinde olduğunu gösteriyor peki gerçek bu mu? Velilerin bu konuda sorumluluğu yok mu? Burada siz değerli velilere sormak istediğim birkaç soru var.
*Çocuğunuza akıllı telefonu kaç yaşında aldınız?
*Çocuğunuza akıllı telefonu alırken bir uzmana danıştınız mı? Ya da akıllı telefonun kaç yaşında alınması gerektiği ile ilgili küçükte olsa bir araştırma yaptınız mı?
*Çocuğunuz bilgisayar ile ne zaman tanıştı?
*Çocuğunuzun bilgisayar ile tanışması için uygun yaş olup olmadığı ile ilgili bir araştırma yaptınız mı?
Değerli velilerim burada amacım sizleri suçlamak değil ama şunun farkına varmalıyız “çocuk ailenin aynasıdır” yani şu an çocuğunuzda rahatsız olduğunuz davranışlarda sizin payınız ne öncelikle bunu düşünmeli ve sonrasında çocuklarımızı suçlamaya başlamalıyız…
Evet olan oldu çocuğunuz telefondan bilgisayardan başını kaldırmıyor olabilir ama bizim bu yazımızda sorunumuz bu değil biz kaç saate çalışılmalı ve doğru çalışma stilleri nelerdir bu sorulara cevap arıyoruz…
Sayın veliler maalesef sizi üzecek birkaç şey daha söyleyeceğim burada çok ders çalışmak demek çok başarılı olunacağı anlamına gelmiyor hatta bazı durumlarda çok ders çalışmak öğrencinin başarılı olmasının önündeki en büyük engel oluyor (bir başka yazımızda bu konuya değineceğiz)
Burada ilk bilmeniz gereken şey çocuklarınız robot değiller… LGS sınavına hazırlanan bir öğrenci ile Üniversite sınavına hazırlanan bir lise öğrencisi için şartlar yaklaşık olarak aynıdır. Öğrenci sabah kalkar okula gider okul dersleri yaklaşık olarak saat 16.00 da biter. Öğrenci dershane ye gidiyorsa ya da özel ders alıyorsa derslerin bitiş süresi 19.00 gibi absürt bir saati hatta bazı günlerde 20.00 olabiliyor. Ergenlik sürecinde olan bir öğrencinin en az 8 saat uyuması gerektiğini bir önceki yazımızda anlatmıştık. Öğrencimiz sabah 7.00 da uyanıyorsa gece 23.00 da uyuması gerekiyor. En iyi ihtimalle saat 19.00 da eve giren öğrencimizin 23.00 da uyuduğunu düşünecek olursak maksimum çalışabileceği zaman dilimi 4 saat. Burada bir noktaya dikkat etmenizi istiyorum bakın çocuk eve girdi daha akşam yemeyi yemedi, dinlenmedi kendine zaman ayırmadı. Yemek yedikten sonra biraz dinlense bile neredeyse 1 saat geçmiş olacak. Dolayısı ile ders çalışmak için çocuğunuzun 3 saati kaldı.
Şimdi siz velilere düşen en önemli sorumluluk elde kalan 3 saat, hafta sonu, resmî tatil ve dershane ya da özel dersin olmadığı günlerdeki zaman diliminden maksimum verim almak, bunu çocukların elinden telefonları alarak ya da bilgisayarları kaldırarak başaramazsınız. Aksine bunu yaptığınızda çocuklarınız tam tersi reaksiyon göstererek ders çalışmaktan daha çok soğuyabilirler.
- Öğretmen gözünden bakacak olursak;
Değerli velilerim, kıymetli meslektaşlarım, sevgili öğrencilerim son zamanlarda bazı öğrencilerim ile ders çalışma planı yaparken fark ettiğim bir durumdan bahsetmek istiyorum. Ortaokulda 6 ders lisede ise 4-5 ders öğrencilerimiz öncelikli ana dersleridir. Ödev ise okulların olmazsa olmazıdır. Ödev öğrenci derste işleneni pekiştirsin diye ya da bir sonraki derse hazırlıklı gelsin diye verilmelidir. Yıllardır bir fikir olarak okullarda Rehberlik servislerinin, rehber öğretmenlerin haftalık olarak verilecek ödevleri değerlendirmesi, gereğinden fazla ödev ile çocukların bunaltılmaması gerektiğini savunur dururum. Çünkü günümüzde bazı öğretmen arkadaşlar bu çocukların hiç başka dersi yokmuşçasına sayfalarca dosya atıp bir haftada yazmasını istiyor, bir başka öğretmen ödev olarak bir test kitabı bitirmesini istiyor, farklı bir öğretmen çocuğa özet çıkar gel diyor, inanmazsınız ama gözlerimle gördüm bir meslektaşım İnstagram da bulduğu ders notlarının ekran görüntüsünü alıp çocuklara atıp bunları deftere yazın diyor. Ödevleri yapan öğrenciler ders çalışan, çalışkan dediğimiz öğrenciler, yani nitelikli liselere, iyi üniversite ve bölümlere gitme ihtimali yüksek olan öğrencilerimiz. Ancak soruyorum sizlere Sınav sistemine uygun olmayan bu tarz ödevler ile çocukların zamanını çalarak bu çocukların başarılı olmasını nasıl bekleyeceğiz?
Çalıştığım özel bir kurumda bir veli ile aramda şöyle bir diyalog geçmişti tam yeri gelmişken sizlere ondan bahsedeyim
-Veli: Selamünaleyküm hocam
-Ben: Aleykümselam buyurun nasıl yardım edebilirim?
-Veli: Bizim kız geçen sene mezun oldu ama üniversiteyi kazanamadı bizim kıza ders aldırmak istiyoruz hocam
-Ben: Tabi yardımcı olalım kızınız nerede tanışsaydık onunla
-Veli: Sorma hocam benim kız A Ortaokulundan mezun oldu orayı okul 1.si olarak bitirdi sonra B Lisesini kazandı orayı da okul 2.si olarak bitirdi okul 1.si olan çocukla arasına çok az bir fark vardı ama dersleri çok iyiydi. 4 sene ortaokulda her dönem taktir belgesi getirdi. 4 sene lisede her dönem taktir belgesi getirdi. Bizi hep gururlandırdı ama ben 2 haftadır çocuğumu tanıyamıyorum sınav sonuçları açıklandığından beri ne doğru düzgün yemek yiyor ne bizimle konuşuyor kızımın iyice psikolojisi bozuldu hocam. Bizim yüzümüze utanarak bakıyor utanacak bir şey yok biz onu yine seviyoruz benim kızım canım o sevmez olur muyum hiç ancak hepimiz üzüldük o kadar belge alan derecelere giren yıllardır bizi gururlandıran çocuğum nasıl sınavda barajı geçemez hocam (o yıllarda sınavda baraj vardı). Eş dost akraba soruyor nasıl sınav diye eveleyip geveliyorum barajı geçememiş diyemiyorum kızım arayanların telefonlarını açmıyor benim bu halimi gördükçe dahada üzülüyor. Yardım edin bize hocam
-Ben: Geçen sene dershaneye gitti mi? Ya da özel ders aldı mı?
-Veli: Yok hocam dersleri hep çok iyiydi notları hep çok yüksekti arkadaşları gitti ama kızım benim derslerim zaten iyi gerek yok dedi gitmedi. Bizde bilemedik hocam
-Ben: Tamamdır ben anladım meseleyi yarın kızınız gelsin biz görüşelim sonrasında kızınız isterse dershaneye kaydını yapalım
Değerli dostlar, bu çocuklar başarısız değil bu çocuklar aptal değil, bu çocuklar tembel değil. Ama bu çocuklar sistemsiz bu çocukları her öğretmen kendi dersi tarafından tutar asılırsa bu çocuklar başaramaz. Onlara yardımcı olmamız lazım yol göstermemiz lazım onları gereksiz ödevlere boğarsak çalışmalarına engel olmuş oluruz. Onlara nasıl çalışması gerektiğini göstermezsek yine onların hayatlarından çalmış oluruz. Lütfen yapmayın kendinize gelin. Rehber öğretmenler lütfen okullarınızda verilen ödevleri bir inceleyin öğrenciler ile konuşun ve bu ödev olayını bir sisteme oturtun çocuklar masanın başında yetişmeyecek diye ağlamaktan heba oluyor yapmayın yazıktır, günahtır…
- Öğrenci gözünden bakacak olursak;
Değerli öğrenciler bu yazının ana fikri sizsiniz tıpkı yaşadığınız hayatın başrolü siz olduğunuz gibi. Yukarıda yazdıklarımı okurken aaa aynı benim ailem aaaa aynı bizim öğretmen dediğinizden eminim bu yüzden lütfen şimdi yazacaklarımı iyice okuyun. Şunu hiçbir zaman unutmayın siz aptal ya da geri zekalı değilsiniz. İçinizde bazıları çok güzel futbol oynuyor, bazılarınız çok iyi satranç oynuyor, kiminizin sesi çok güzel kiminiz müthiş resim çiziyor… Öncelikle kendinizi tanıyın neleri iyi yaptığınızı bilin. Unutmayın herkes matematiği çok iyi yapamayabilir ya da bazılarınız İngilizceyi anlamaz, kiminiz Fen derslerini yapamaz kiminiz Fen olmadan yapamaz bayılır fen dersine hatta en sevdiği ders odur. Ancak şu konuda anlaşalım mutlaka hepinizin sevdiği dersler vardır… Gençler okul+ dershane+ özel ders derken size kalan süre maksimum 4 saat bunun için bir günde 3 saatten fazla ders çalışmanız zaten matematiksel olarak çok mümkün değil. Burada önemli olan bu 3 saatin ne kadarını verimli bir şekilde çalışarak geçirdiğiniz. Bazı öğretmenler sizlerden günde 150-200 hatta 250-300 soru çözmenizi bekleyebilir ancak çok beklerler yok öyle bir dünya. Konusu açılmışken sizler 150-200 soru çözersiniz ama çözdüğünüz sorular konu kavramaya yönelik sorular olur ki bu sorular günümüzde LGS, TYT, AYT hiçbir sınavda artık işe yaramıyor çünkü çağımızın sınav soruları artık “yeni nesil” peki bakalım MEB sizlere 1 soru için kaç dakika veriyor; Fen bilimleri matematik ve Türkçe soruları için sizlere soru başı 2 dakika süre veren MEB Din Kültürü, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, İngilizce derslerinde bu süreyi 1 buçuk dakikaya düşürüyor. Sınav günü 90 soru için (20 Fen 20 Matematik 20 Türkçe 10 İnkılap 10 İngilizce 10 Din sorusu) 155 dakika süre veriyor. 155 dakika demek neredeyse 3 saat demek eee benim öğrencinin zaten çalışabileceği 3 saat süre vardı bu sürede 90 “yeni nesil” soru çözünce bitti. Yani işin matematiği bu gerçekçi olmak lazım bir öğrenci günde 100 sorudan fazla çözemez. İstisna olarak hafta sonu, tatil günleri bu sayı 200 sorunun üzerine çıkabilir ama istisnalar ile değil genel konuştuğumuz için durum çok açık. Aynı hesabı TYT AYT öğrencileri için de yapabilirsiniz TYT 120 sorudan oluşuyor ve ÖSYM öğrencilere 165 dakika zaman veriyor. AYT sınavı ise 160 sorudan oluşurken 180 dakika süre ayrılıyor (ancak AYT de öğrencilerimiz alanı olan 80 soruyu çözüyor dolayısı ile aslında 80 soru için 160 dk süre verilmiş oluyor). Lisedeki öğrenciler içinde durum oldukça açık günde 100-150 tane “yeni nesil” sorudan fazlasını çözebilmeleri çok mümkün değil. Şimdi sizlere LGS ve YKS için ayrı ayrı 2 hesap yapacağım
Günde 90 soru çözen ve çalışmaya Eylül ayında başlayıp haziran ayında sınava giren bir öğrenci 9 ay boyunca sınava çalışmış olacak her gün 90 soru çözerse 9 ayda yaklaşık 24000 soru çözmüş olacak hem de “YENİ NESİL” günümüzde yeni nesil olan test kitaplarında 500-800 arası soru olmakta gelin biz bu sayıyı 800 kabul edelim evet öğrencimiz 9 ayda 30 tane kitap bitirdi. Evet evet “yeni nesil” soruları olan 30 kitap peki şimdi bu öğrenci sınavı kazanır mı kazanamaz mı? Günde 200 soru çözüp amelelik yapmaya gerek var mı? Bir diğer soruda sana öğrencim günde 90 tanecik soru çözemez misin? Geleceğin için kendine 3 saat ayıramaz mısın? Sana başaramaz diyen sana inanmayanlara inat onları utandırmak için bunu yapamaz mısın? Bakın ben yaptım bana üniversite kazanamazsın diyen adamın karşına geçtim ne oldu kazandım dedim sonra ne dedi biliyor musunuz? Senden öğretmen olmaz dedi sene önce ise torununa özel ders aldırmak için geldi dedim boş ver benden öğretmen olmaz çocuğa dersi sen anlat… O kadar rahatladım ki karşımda onun o halini görünce özür diledi, hata yaptığını söyledi sonra çocuğu aldım Fen lisesi kazandı o adam var ya hala beni görünce kafasını önüne eğiyor ben ise mutluyum.
Kendinize bu mutluluğu çok görmeyin, size inanmayanlara inat, yapamayacağını düşünenlere inat şimdi kalk ve bir plan yap yapamıyorsan MG Eğitim ile iletişime geç 4 ayda sınav kazanılır. Çaba göster kazan ve onların karşısına geç gücünü göster. Haydi şimdi çalışmanın tam zamanı ama önce nasıl çalışacağını planla…
Mustafa hocan sana güveniyor kal sağlıcakla….
Sorunun cevabına gelecek olursak okula giden öğrenciler günde maksimum 3 saat (istisna günler dışında) Mezun öğrenciler ise günde 7 saatten fazla çalışmamalı…
Yorum bırakın